
Evet cocukken daha farkli hersey...O cizgi filme gulmek,o bebegi alinmasi icin beklemek -sabretmek-, seksekte yanmak ve sonunda aglamak, parka gitmek icin sozverilmis saate ulasmak adina zamani tuketmek ve tabiki su kar.........
Cok daha baska o zamanlar kar,karin yagmasi,karin beklenmesi cam kenarinda....O zamanlar kar iste bi -mucize- aciklanamaz beyazlik,sevinc kaynagi,hava durumuymus ne diyomus hic onemli degil,'bilimle aciklanir mi ki bu, yukardan pamuklar yagiyo kim nasil bilir yarin yagmicani...!.'
Sonra biraz geciyor ustunden,yine kar yagiyor...Eldivenlerin boyutlari degisiyor,pekala atkilar uzuyor,berelerde artik o kucuk ponponlar fazlalik gorulmeye baslaniyor,karin rengi de degismeye basliyor-renk kaymasi- zaman ilerliyor,kar artik ugrasilmasi,ustunde gezilmesi ,izlenilmesi zaman kaybi haline getirilen bi hava durumundan ibaret hale geliyor...'Su 0 in altinda donar ,sonra iste hava soguk ne olsun em kar yagabilir bu yagmur gibi dogal bi durum' cumlesi kaliyor agizlarda...
Sansli olanlar varsa bu durumda,kara hala pamuk gozuyle bakanlar ve onu kirleri ortmek adina kullanilan bi haliya benzetenler oluyor....Cunku bu insanlar -bakmasini -bildikleri icin cama bakarlar ,kari gorurler ama cok cok onemli bi nokta -kar tanelerinin arasindaki farki -algilayabilirler...Iste bu insanlar bunu gorebildikleri icin fark yaratirlar hayatlarinda ve hayatlarda....
Bu nedenle 'keske hep cocuk kalsak ve o hissettigimiz acilar sadece dusunce hissettiklerimiz olsa' soyleyeni anlamli oldugu icin ve kendisi de aslinda cok anlamli olup soyleyenine itaat ettigi icin guzel olmakla beraber geride saklanilmasi gereken bi cumle...Cunku yagan kar ayni kar iste,acinin hissi de keza ole ayni his,sevinc de ole ama ayni his iste...Sadece sorun su ayni-bakisa- sahip olabilmek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder