
Ben olamam iste oyle...Olamayinca galiba ,olamadigin sey uzerine dusunuyorsun.Nasil,nasil oluo,yapilabilr mi ki?...Ezici bi ustunlukle sorular sirayet ediyor beynime...Galiba uzuluyorum sonunda.Sanirim rahatsiz da oluyorum.Baska bi goz,baska bir soz,baska bir yuz....Bunlari o dakikada isitmek ,durumun boyle gidecegini bilmek ,bisey yapamamak,bu noktada kendini bilgisiz hissetmek[ki yok tamam bole bilgi olmasin..] kelimelerimi alip goturuyor benden sessizlesiyorum ben oylece...
Yeni basladim Peyami Safhanin -sozde kizlar- kitabina...Isler 40 yil evvel de boyle gidiyormus megerse ...Fazla degisen birsey yok yani...Belki bi kac kelime fakli iste,her cumlede fasil dinlermiscesine bi hava yasiyor gibi oluyorsunuz.Ama hikayeler ayni.Turler ayni.Kendini bilmek o zamanlarda da kilitr noktasini olusturuyormus olaylarin.
Konuyla cok ilgisiz gelicek bazilarina belki.Ama aslinda cok ilgili.Bu gun -1 mayis-.Bugun emekcinin gunu.Bugun emege sayginin gunu.Bugun kiymet bilmenin,bugun yerini bilmenin,bilip sahip cikmanin gunu.Yani sadece isci bayrami degil bugun emegin her anlamda yuceltildigi birgun.Ozaman emegine sahip cikanlarin emeklerinin karsiliksiz kalmamasi ve emeklerine karsi saygiyi gormeleri dilegiyle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder