
“ Istediğim, denizi yazmak.
Zümrütlerin, gökyakutların sabrını; ağaçların tarihsizliğini… Bir tek kiyisını kavrayabildiğimiz, anlamını ancak bir tek kiyisıyla kurduğumuz denizinin öyküleri yoktur bir kara adamı için. ..
Yolculuklara, ister gerçek ister düşsel olsunlar, yakıştırdığımız son, öbür kiyida bitse bile, deniz gene tek kiyilıdır, üzerinde yaşayıp çalışan biri olmadıkça.
Deniz, kara adamının yalnız sınırlarını kaldırışı değil, sınır düşüncesini içinden çıkarıp atıvermesidir. her şeyin bir aradanlığının bir yerde başlaması ya da bitmesidir. istediğim denizi yazmaktı. her şeyin bir aradanlığına yenik düşeceğimi bile bile...."Bilge Karasu
***
Deniz cok kiyilidir,cok kiyili olmalidir ki hayaller ucsuz bucaksiz olsun,ufuk cizgisinin aksine sinirli olmasin diye...Denizi sevmedim cok,yuzmeye bayilirim;ama deniz baska.
*
-Su -baskadir,
-deniz- baska,pekala...Suyun kaldirma kuvveti vardir.Akicidir,akar gider.Deniz boyle degildri ki.
Deniz,kaldirmaz .Deniz -tasir-,deniz kendini -tasitir-..Ve mumkun oldugunca sabittir ,akmaz.Deniz oyle durur.Birileri denize gider,birileri doner ,birileri bekler.Kim icinse ne icinse bu eylemler deniz karismaz,-o- oylece durur.
Bu noktada,sucu -denizde- aramamk gerekir.
Aslinda -deniz- masumdur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder