14 Ekim 2009 Çarşamba

Deniz dalgali da olsa,deniz sakin de,marti hep orda ucmakta.Diyor ki gitmem ben benim yerim yurdum bu koku.Benim icim disim bu renk .Gider miyim sandin dalgali halinde?
GITMEM
...

"Marti " olabilmek cok buyk bir istir aslinda.Dedin ya karadan onca uzakta gece yarisi gormussun onu kanat cirpmiyormus ,oylece ruzgarin kanatlari altindan almis oylece ruzgarini ama uzaklasmiyor ordfa yine denizin ustunde.
'marti'olmak hic kolay bi is degildir.Marti kusu ,olmak herkesin harci degildir.Lakin kanatlarimizin altindan gecmiyor herzaman ruzgar o vakit
cirp
cirp
cirp
kanatlarini,ki bilirsin paniklik had safhada kanatlar sanoyede acilip kapaniyor.Dermansizlik diz boyu,dayaniklilik bazen o denize karisip kopuklesiyor.Ozaman korku,o zaman karanlik,o zaman gucsuzluk ve yilginlik...

Oysa ne yasadiklarimiz ne yasadiklarim az buz seyler mi?Arada gucsuzluk cok mu ayip olurki?Arada ole dengesizlesmek mesela.Bilmem ben ustume yakismiyor biraz bol geliyor diyordum,iyiden iyiye yerlesti ustume silkeliyorum silkeliyorum cikmio.Ozamanlar da sen lazim oluyorsun,ustume yeni bir sey veriyorsun,bol gelenin varligini unutuyorum .Ama gidince o zaman bol gelen eritiyor asit gibi ne varsa ustumde.
Boylesine bencil iste..

Marti kusu olmak ne zormus boyle,kuslar arasindan insana en yakin cigliklar atmak ,denize yakin olmak ne zormus boyle...

Hiç yorum yok: