Ah ben bir anlatabilsem...Anlatabilsem ya gulmenin herkese yakismadigini,herkesin yuzunde oyle parlayamadigini mesela...Nasil olur ki zaten diger turlusu...Herkesin imzasi guzel midir ornegin zira gulusler de imzadir ve imsanin enkiymetlisidir tukenmez kalemle atilmaz gulusler icten gelir ve iclikle ,ictenlikle atilan imzalardir...
Gulusler butun dogrulari degistirebilir,ters cizgilerdir suretler de ve iste o degisimi herkesin yuzundeki o ters cizgiler yapamaz...ben bunu bi soyleyebilsem...
Mesela anlatabilsem o gulusle aydinligin ice isledigini yada o gulusle su icmis gibi ferahlandigini ,gozlerin isildadigini,ruhun arindigini yada soyleyebilsem pekala 'e ben biliyorum herdaim olmaz gulus o yuzde ve zaten az oldugundan bi ani yakalama heyecaniyla yanip tutusan bi fotografci titizliginde oldugumu ve o guzel ani gozumle sonsuzlastirdigimda huzurumun arttigini...
Anlatabilsem gulusun herkese yakismadigini ,gulusun ait oldugundan dolayi kutlu sayildigini....Ve anlatabilsem yukardaki resimdeki hali ...
NOT: Ilhan Berk -ten sairi - siirlere karismis, sonsuzluga bulanmis,hatirlatmak istedim bi siirini ,rahmetle ...
'Size baktım.
Sesin eski ve yalnızSizi soyuyorum. Büyük ağzınız.
Gözlerinizi alıyorum.
Gözle-riniz Ortaçağ. Kocaman ve ıssız.
Alıp ellerini beyaz diyorum
Beyaz çıplak etin, oralarınız.
Oralarınızı açıyorum. Gök-yüzü, ağaçlar gibi kokuyorsunuz.
Uzanıp sesinizi alıyorumSesiniz! İstanbul. Elgin. Sonrasız.
Dik bir suru çıkıyoruz. Bir attaniniyorum. Beyazım. Beyazsınız
Sonra ben bütün gün dolaştım durdum
Bu gazeli yazdım belki duydunuz. '



